Yazacak çok konu biriktirdim aslında. Fakat şu sıralar gezmeler, ev, iş çocuklar derken hep konuları erteler oldum.

    Öncelik sırası mı yapmalı ne yapmalı acaba?  İşe başlayalı neredeyse bir ay olacak, biz araya bir haftalık Antalya tatilini ekleyince çocuklara kötü oldu ne yazık ki.
   Bir haftalık dolu dizgin beraber geçirilen vakitten sonra kızım ilk işe gidiş sabahında, anne gitme yat yat diye ağladı. Akşam eve döndüğümde de oyuncak bebeklerini severken, anne işe gitti dediğini duyunca içim eridi.
İşi seviyorum ben aslında her ne kadar yoğun ve stresli bir iş yeri olsa da… Artık kalıcı bir iş ve ev düzeni kurma vakti geldi.

   Bizden haberler böyle… Asıl konuya gelelim. Şu etkinlik yapma mevzusu çok dikkatimi çekmeye başladı. Her yerde, sosyal medyada, gruplarda yapılan etkinlik paylaşımları karşıma çıkıyor. Ben etkinlik ya da aktivite adı her ne ise o tarz işleri sevmiyorum. Bana çocuğa dayatma gibi geliyor. Baştan belirteyim, hiçbir grubu, kişiyi ya da sayfayı hedef almıyorum. Bu şekilde çocuğuna emek harcayan annelere elbette saygım sonsuz. İlgi ile takip te ediyorum. Esinlenip uyguladığım şeylerde oluyor.
 
   Çocuklarda rutin olması, her şeyin belli bir düzende sağlanması, yemek , uyku, temizlik, oyun vb. bunları zaten elimden geldiğince uyguluyorum. Çocukların düzene ve rutine kolay adapte olup, daha sağlıklı yetiştiklerini düşünüyorum.
Ama sürekli Ayşe parmak boyası almış bizde yapalım. Şu saatte bu boyama yapılacak gibi sanki olmazsa olmayacak yaklaşımları bana uzak.


   Biz de pet şişeden, poşete, makarnadan, cevize, taştan, tencereye varana kadar her nimetten faydalanarak oyunlar oynuyoruz. Hatta evde vakit geçiriyor olduğumda sınır tanımıyoruz, yatak yorgan yerlerdeyiz. Ben deki tek sorun hep bir yerler kirlenecek takıntısı. Aşamıyorum bu sorunu… Biliyorum ki kirlenmek güzeldir. Ama gelin görün kirlendi takıntısı beni ne hale getiriyor. Yine de elimden geldiğince hissettirmemeye ve oyun esnasında hissetmemeye çalışıyorum. Zamanla çocuklar büyüdükçe değişecek bu durumum, inanıyorum kendime.

    En çok evdeki mutfak eşyaları ile oyunlarımız revaçta,  tencereler yerlerde, tavalar elimizde J Şu sıralar en büyük favorimiz deniz kenarından topladığımız taşları boyamak. İleride ki hedefimiz de onları yapıştırarak tablo haline getirmek.
Değişik şekilleri kalıp olarak kullanarak, kalıplardan resimler yapmak. Fotoğraf çekmeyi hep ihmal ediyorum. Aslında elimde çekilmiş olan birkaç fotoğrafta var. Uygun bir zamanda paylaşmalı. Gülsu’nun yüzünden belli mutlu olduğu…


     Ufaklıkta şu sıralar içi su dolu şişelerle oyalanıyor. Çok beğendiğim ve esinlenerek evde birebir uyguladığım aktiviteler de var. Örneğin bir arkadaş, sürpriz kutular hazırlayıp, içerisinde karışık rakamlar yerleştirmiş çok beğenerek bende benzerini uygulamıştım. Ben kızıma rakamları bu yöntemle çok ta keyif alarak öğrettim.  Tavsiye ederim.

   Boncuk makarnaları sulu boya ile boyayarak ipe geçirip kolye yapma işini de çok sevmişti Gülsu.
Favorisi sulu boya ve kağıt kesip yapıştırmak. :)

  İşin özü etkinlik yada aktivite her ne ise gerçek adı... Çocukla yakın ve kaliteli geçirilen her saniyede aslında. Her materyalden oyun çıkarmakta, her şeyi malzeme olarak görme. Oyun saati, resim saati gibi rutinler biz de sürekli sabit ve var. Ama bugün bu etkinliği hazırladım mutlaka yapılacak gibi kurallar yok. Hayatı boyunca zaten dayatma eğitimlerden yorulacak, ben de yormak, bunaltmak istemem... Bana göre en önemlisi oyun, oynayarak öğrenmek ve eğlenmek.

   Şu sıralar iş nedeniyle sadece akşamları ve hafta sonları oyun oynayabiliyoruz biz. Çamaşır asmak bile oyun oluyor bize... Her anın, yapılması gereken her işin tadını çıkarıyoruz. Çamaşır asarken mandalları sayıyoruz, renklerini söylüyoruz, kıyafetlerin çeşitlerini öğreniyoruz.

  Aslında biz her anın tadını çıkarıp, her saniyeyi plansız bir aktiviteye çeviriyoruz... Şiddetle de tavsiye ediyoruz.


  



 

0 yorum:

Yorum Gönder

 
Top