İki bebekle uzun yol... Çocuklar doğduğundan bu yana , epey yolculuk yaptık aslında biz. Ankara-İstanbul-Bursa arasında. Tek çocukla olduğundan daha zor oluyor hazırlanma safhası. Yolda ne yiyecekler, ne giyecekler. Bez değişimi nasıl olacak.    
    Şimdi mevsim kışta olsa, yolculuklara bir yenisini ekleyerek Ankara'dan Antalya'ya geldik. Genel anlamda yol uzun olsa da çocuklar yemeklerini yiyip, yolculuğun büyük kısmını sıkıntıdan olsa gerek uyuyarak geçirdiler. Kızımın yemek kültürü genelde çorbadan ibaret olduğu ve dışarıdan bişey yemediği için yanıma çorba aldım. Ben sıcak yemekleri termosa değilde ısıyı sabit tutan, zamanında iş yerinde sağdığım sütleri taşımak için kullandığım yalıtımlı çantaya koyarak sıcak tutuyorum. Bir kaç meyve ve biraz kuruyemiş te yeterli oluyor bize.

   Her yerde her mekanda utanmadan emziriyorum oda ayrı tabi ki. Heyecanla geldik bakalım. Zavallı kızım denizi görünce pek bir sevindi.

   Antalya'da hava güzel, hatta harika. Sabah erkenden deniz kıyısında bulunan parka gidiyoruz çocuklarla. Gülsu epey yoruluyor. Ufaklık ta bebek arabasında temiz hava alıyor.

   Yolculukta mutlaka yanınızda terleme veya mide bulantısı durumlarına karşı yedek kıyafet olmalı, meyve olmalı bence.

  Yolculukta sıkılma durumları içinse birkaç minik oyuncak kriz zamanlarında yerini alsa harika olur.

   İşe başlayalı 2 hafta olmuştu ki 1 hafta izin almış oldum. Düzen daha kurulmadan, yeniden bozuldu. Sürekli dönünce yeniden işe gideceğim desemde, beraber geçirilen bu bir hafta sonunda yine biz üzüleceğiz biliyorum. O yüzden bu anların tadını çıkarmaya çalışıyorum, zor da olsa.

   Gönül ister ki hep yanımda olsun kuzular, ama olmuyor işte her istediğimiz.

   Tatilin detaylarını da ayrıca yazarım. İşe başlayınca yazı yazacak zamanı bulamaz olmuştum. Umarım eskisi gibi herşeyi anlatma isteğim yeniden canlanır.

0 yorum:

Yorum Gönder

 
Top