Ben bilindiği gibi uzun bir evlilik süresinden sonra çocuk sahibi oldum. Kızım 15 aylıkken de ikinci bebeği öğrendim. Öğrendiğimde de derdim sadece kızımdı. Yoksa sürpriz bebeğin başımın üstünde, kalbimin yarısında yeri vardı elbette.
 
 Aklıma zorluğu, beni ne kadar etkileyeceği gelmemişti, nasılsa yapardım. Yıllarca istemiştim. Uğraşmıştım. Kızıma çok zahmetler ve kaybetme korkusu ile kavuşmanın verdiği duygularla, asla ikinci bir bebek düşünmüyordum. Zaten düşünecekte fazla vaktim olmadı, dedim ya 15 ay sonra bende geldim diyiverdi, canım oğlum.

   Hani hep derler bir çocuk hiç çocuk diye, şu günlerde gerçekten tam da böyle düşünüyorum. Kızım da beni duygusal anlamda etkileyen tek şey erkenden işe geri dönmem olmuştu. Lohusa siniri dedikleri o şey benden hiç gidemedi. Şu an oğlum 7 aylık, uykusuz yaşamak mı, gerçekten hormonal mi bu durum bilmiyorum ama evlilik hayatım ve sosyal hayatım derinden sarsıldı bana göre. Eşimle işi nedeniyle karşılıklı konuşabildiğimiz kısıtlı vakitlerde konu sadece çocuklar artık. Gezip tozan, başına buyruk yaşayan, hatta öyle ki tüm gün iş yerinde dip dibeyken konuşmaya vakit bulamadığım arkadaşlarımla klasik kadın muhabbeti için gece yarısına kadar saatlerce telefonda konuşan ben telefonumu kimin aradığını bile en erken saatler sonra görüyorum şu sıralar.


   Alışık olduğum hayat tümden gitti, üst üste iki doğumda alınan kiloları  130 metre kare evin içinde, süt olsun diye bulduğunu yiyerek vermeye çalışmak, makyaj malzemelerinin yerini hatırlamamak, içmeye başladığım kahve fincanının asla dibini görememek.... Uzar da gider.

   Benim acilinden silkinmem gerek a dostlar. Saçımı bile taramadığım günler çook. Kendimi bazen gerçekten kötü hissediyorum. Özellikle de ayna görünce...


   Bu günler geçecek biliyorum, geçtiğine üzüleceğim, keşke hep bebek olsaydı dediğim günler gelecek belki de. Büyük çelişkiler içerisindeyim şu günlerde. Mis kokulu bebelerimi bırakıp işe dönmek mi, yoksa diplerinden ayrılmamak mı.

   Ama asıl meselem evlilik, herşey farklı, kendimize ait zamanımız yok, gözü kör olası gurbet te eklenince, çevrede bebeleri bırakıp nefes alacak kimsecikler olmayınca, işin içinden çıkılmıyor. Eşim aslında elinden geleni yapmaya çalışyor, ama maalesef yetmiyor. O yaptığını sanıyor. Ben de ona sarıyorum. :)

  İşin özü bir garip hallerdeyim. Bazen bir yere gitmesem de mis gibi kokmak, makyaj yapmak istiyorum. Sonrada amaaaannn ne diye uğraşayım diyorum. Allah acılarını göstermesin evlatlarımızın elbette, ama hani mutlu anne mutlu bebek ya bu işin sırrı, mutluyken daha da mutlu olsam bebeler de daha da mutlu olsa fena mı olur?

   Açık hava istiyorum, boş boş yürümek,  sadece çocukları konuşmak istemiyorum mesela ben, bazen sıradan şeyler konuşmak istiyorum. Sıradan dediysek , kaşın güzel gözün güzel mesela :)
Ay ne kadar zayıfsın hiç iki bebek doğurmamış gibi, elbisen ne kadar güzel :)

    Kendime ait zaman istiyorum aa dostlar.  Şu sıralar dilime de doladım ki sormayın gitsin,


Aslında ben de isterim
Emeklemeden koşmayııııı
Güzel elbiselerleeeee
Makyaj yapıp dolaşmayıııı
Aslında ben de isterimmmm
Düşünmeden konuşmayıııı
Küçük bir oyun içindeeee
Önemli kişi olmayııııı


O zaman neymiş, silkinip kendimize geliyormuşuz. Hadi bakalım ne kadarı mümkün olacak :)


  


 

4 yorum:

  1. bende istiyorum :-) ama hep erteliyorum. Yarından tezi yok kuaföre gidilecek ve bakım yaptırılacak :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    2. O zaman yeni bakım akımımız vatana millete hayırlı olsun. Bakalım ne kadar başarılı olacağım.

      Sil
    3. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil

 
Top