Bu aralar yazamıyorum. İşler güçler, telaşlar. Çocuklarla dolu dizgin oyunlar.
   Aklımda paylaşacağım çok fazla şey var ama bir türlü fırsat bulamıyorum.
   Son zamanlarda sosyal medyada, içlerinde yakın arkadaşlarımın da bulunduğu,  canımı çok sıkan paylaşımlar okuyorum. Ne yazık ki çocukların da dahil edildiği.
   Neden bu minicik yürekleri düşman etme, korkutma, savaşa ve savaş materyallerine ilgi çekme çabası anlamıyorum.
   Eşi polis olan bir anne 2 yaşlarında kız çocuğunu parkta diğer çocuklarla oynarken video çekmiş. Çocuk "ama benim babam polis silahı var seni vurur heee".... diyor. Başka bir annede oyuna dahil oluyor. Çınar'ın da kocaman silahı var diye.
   Şaka olmalı... Neden ama neden? Oynayacak, öğretilecek ne çok şey var. Çoğunu oynamaya ve öğretmeye zaman bulamadığı için çokça üzülen hatta vicdan azabı duyan anneler de var. Onları seviyorum.
    Bir meslek grubuna düşmanlık, savaşa özendirmek, ilgiyi ve öğrenmeyi böylesi arınamadığımız pis mevzulara çekmeye çalışmak... Ne kadar acı...
   Yapmayın arkadaşlar , anneler, öğretmenler... Ögretmenler diyorum çünkü, yazın bir süre İstanbul'da kaldım. İstanbul'a bağlı bir köy ana okulunda, çocukların oyuncak sepetlerinde sayısız silah, plastikten yapılmış ķılıçlar gördüm. Öğretmenle sohbet ettik. İnceden inceye tepkimi belirttim. Üzerime düşeni yaptığımı ve sonuca vardığımı düşünüyorum. Parkta ki anne ve öğretmen arkadaşa dair detaylara girmiyorum, kimseyi kırmak, yermek değil niyetim. Ama ne olur vazgeçelim artık.
  Doktor iğne yapar, polis çağırırım, bak onun babası asker demekten vazgeçelim. Düzen belli, durum belli. Erkek çocuk bebekle oynamasın diye diye sayısız baba çocuğunun bezini değiştirmekten, karnını biberon tutmak suretiyle de olsa doyurmaktan aciz. Ne ince, sayfalar dolusu yazılar yazılacak, saatlerce konuşulacak konular bunlar. Ahh günlük hayatımdan vakit bulduğum zamanlar da hepsini anlatıp içimi dökmek isterim.
  Kısacası çocuklarım, çocuklarımız nefreti, düşmanlığı, savaşı ve pislik içeren hiç bir duyguyu hissetmesin. Bilmesin. Tanımasın.
Çok mu zor. Hayır hiç değil. Sevmediğim insanlar var benim de malesef. Keşke hiç olmasa ama var. Sevmediğim insanları bile gülümseyerek anlatmaya çalışıyorum çocuklarıma.
 Onlar bu dünyanın ince hesaplarından eksik kalsın. Kalsın ki fazla gelsin iyilikleri ve güzellikleri bu hayata. Hepimize umut olsun onlar.
  Çiçekleri, böcekleri, çamurla oynamayı sevsinler. Silahla, kılıçla değil.
 Bugünlerde derdimiz çamurlu kıyafet lekeleri olsun da. Yarınlarımız da çocuğum kavgalarda boy gösterdi olmasın. Hani kirlenmek güzeldir ya, toprakla, boyalarla kirlensin onlar. Biz büyüdük ve kirlendi dünya diye mırıldanmasınlar hiç ama hiç...
   Son 2 yıldır annelik içime işlediğinden bu yana, kendi çocukluğumu düşünüp, üzülür oldum tüm çocuklara. Hep dilimde aynı mırıldanma... Biz büyüdük ve kirlendi dünya....

10 yorum:

  1. Çocuklarımızı eğitecek olan bizleriz ve ne yazık ki bizde büyük hatalar yapıyoruz. Keşke bir şey söylemeden önce durup bir düşünsek, çünkü çocukların dünyası çok farklı onlar farklı yorumlayabiliyor.
    Paylaşım için teşekkürler, sevgiler
    Şafak
    www.safagindunyasi.com
    www.bloggerlapaylasiyor.com

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Elbette hatalarımız olur, olacakta... Farkında olabilmek tüm mesele...
      Söylediğiniz gibi durup düşünmek sadece...Teşekkürler.
      Sevgiler...

      Sil
    2. Elbette hatalarımız olur, olacakta... Farkında olabilmek tüm mesele...
      Söylediğiniz gibi durup düşünmek sadece...Teşekkürler.
      Sevgiler...

      Sil
  2. Düşününce biz çocukken ne kadar şanslıymışız diyorum. Çıkıp dışarıda akşama kadar oynardık. Oyunlar arkadaşlar sanal değil gerçekti. Şimdi ki çocukların büyük bir çoğunluğu pc ile tabletle arkadaş. Çocuk çamur nedir bilmiyor , tohum nedir bilmiyor, paylaşmayı bilmiyor. Üzülüyorum geleceğimizin bu durumuna.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Elimizden geleni yapacağız Ayşe :)
      Çamuru, tohumu, paylaşmayı öğretmek için çokta imkan gerekmiyor. Esiri olmamaya çalışacağız sanal dünyanın. Sadece nimetlerinden yararlanacagiz.

      Sil
    2. Elimizden geleni yapacağız Ayşe :)
      Çamuru, tohumu, paylaşmayı öğretmek için çokta imkan gerekmiyor. Esiri olmamaya çalışacağız sanal dünyanın. Sadece nimetlerinden yararlanacagiz.

      Sil
  3. blogger keşif etkinliği sayesinde buldum bloğunuzu bende beklerim... sevgiler...
    http://balbocuguveannesi.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler. Burçin'in Hayal ADA'sı.

      Sil
    2. Teşekkürler. Burçin'in Hayal ADA'sı.

      Sil
  4. Merhaba,

    bende anne ve birey olarak bu tür dayatmalardan rahatsiz oluyorum. Kahramanim, kötü ve kaka adamlari vurup öldürürüm felsefesine neden özellikle erkek cocuklarimiza asilamak zorundayiz? Bunlari sürekli beyinlerine isletmeden mert ve cesur, kendinden emin ve saygin bir kisilik olamaz mi? Yeterince ölen ve öldürülen insanlar yokmu? Niye sürekli kin ve nefret?Sevgi asilamak suc mu? Daha yazacak cok sey var ama satirlar yetmez ne yazik ki...

    Etkinlikten gelip güzel sitenizi ekledim. Dilerseniz bana da beklerim... :)

    Sevgilerimle <3

    Websitem: http://gamzenindunyasi74.blogspot.com.tr

    Google+: http://plus.google.com/+GamzeSGamzeninDunyasi
    Instagram: http://instagram.com/gamzenin_dunyasi74
    Facebook: http://facebook.com/UmutluEvKadini74/
    Twitter: http://twitter.com/Gamze74Dunyasi

    YanıtlaSil

 
Top