Ve ikinci doğum sonrası ücretsiz iznimin burada sonuna gelmiş bulunmaktayım.

   Evde iki küçük kuzu. Biri iki buçuk yaşında diğerinin 8 ayı dolmadı. Çok fena hazırlıksızım bu kez. Duygularım 2 yıl önce kızımı evde bırakıp işe gitmekten çok daha yoğun şimdi. O zamanlar daha kolaymış herşey. Minik kızım anne bilmezmiş, şimdi Oğlumdan çok, başka bir odaya gittiğim de bile diğer odalarda bebeğiiimmm diye beni arayan Gülsu'ya üzülüyorum. Keşke biraz daha devam etseydi, hep evdeyim, iki çocukla ilgilenmek çok zor ve yorucu diye sayısız şikayetlerim.

   Bakıcı bulamadım. Ne yazık ki bulduklarım da maaşımın üstüne extra ücret talep ettiler. Kafamda sorular gidip geldi aylarca. Kadın istihdamını arttırma çalışmaları, benim sadece 2 yıl arayla olan 2 doğum iznimde de manşetleri süsledi de bir neticeye varamadık.

   Bu bir gün olmayacak mıydı zaten,  işte o güne sadece 48 saat kaldı. Bana yine hüsran, yine bana süt sağacak yer aramalar, bugün hasılat bu kadar diye sağdığım sütü milim milim hesaplamalar. Neredeyse bir yıldır işten uzak kalmanın verdiği bilgi kaybı, duygusal boşlukla iş yerinde yöneticilerin istediklerine boş boş bakmak ve anlaşılamamak. Tam da böyle şeyler yaşamıştım ilk doğum izni sonrasında. Destek olacak arkadaşlarım var elbette, belki yine alışacağım, hatta bazen iş daha önemli diyeceğim günler gelecek.

   Beni asıl üzen çaresizlik. Kimsemin olmadığı bir şehirde ailem çocuklarıma bakmak için gelecekler. Bu süre de kalıcı bir bakıcı ayarlamaya çalışacağım.
Bir yanım dünyanın bin bir türlü hali var, koşullar ne olursa olsun çalışmalıyım diyor, diğer yanım çocuklarımı görmeye bile gerek duymadan sadece aklıma getirdiğim an da ezilip büzülüyor.

   Adı konulmamış epey de ihmal ettiğim sağlık sorunlarım var da umurumda olmuyor. Sanki dünya yıkıldı da ben altında kaldım o ağırlığın. İçimin tarifi de yok, etrafın içimden haberi de. Ne olursa olsun yiğitlik bu ya, yaparım ben, ben dayanıklıyım havaları yok mu. Ahh ahhh..  Olmaz olsaymış.

   Nasıl olacak. Hangi kuzu ne için ağlar. Kahvaltı da yumurtayla peynir aynı anda verilirse demir emilimi azalır diye dikkat eder mi bakıcı da, Gülsu mutlu olsun diye saçlarıyla yarım saat uğraşıp, eli yüzü kirlenmek pahasına sulu boyaya bular mı her bir yerini, yulaf unuyla muhallebi yaparmı oğluma, köfteleri kolay çiğnesin diye çatalla ezer mi, kızınca bağırıp üzermi benim kuzularımı. Bu sorular o kadar çok ki...

   Anlatsam sayfalar yetmez. Ben ne kadar yetebilirim bu kuzulara, nasıl özlerim. Ne kadar verimli olabilirim iş yerinde. Gün başlar da bitmesi kaç gün gibi gelir.

   Umarım bu sürece kolay uyum sağlar, sorunsuzca alışırız. Son olarak keşke her yönetici anne olsa diye de iç geçirmeden edemiyorum. Sabaha kadar ateşli çocuğun başını beklemeyen ne bilsin tüm gece, hatta üst üste gecelerce uykusuz işe gelindiğinde nasıl bir ruh halinde olduğunu. Bilmeyene kızmak olmuyor da, vakti zamanında anlamayana denk gelmişliğim olduğu için aklıma bu da geliverdi şimdi.

   Sorular... Sorunlar... Biliyorum başa gelen çekilir. Biliyorum insanoğlu her şeye alışır. Yine biliyorum ki bugünler elbet geçer. Ama en kötüsü günler geçsede kuzulara dair özlemler ve keşkeler hiç geçmeyecek bunu da biliyor olmasaydım ne güzel olacaktı.

  Her an ağlayacak gibi çalışmaya mı çalışırım acaba bir süre.Tıpkı ilk doğum izni sonrasında olduğu gibi. Oğlum 1 yaşına geldiğinde başlayacak gece vardiyaları için nasıl bir çözüm bulurum. Neyse o kadar uzun vadeli düşünmeyeyim de işim daha da zorlaşmasın değil mi?

   Ne kadar yorulacağımın, uykusuzluğuma uykusuzluk katacağımın hiç bir önemi yok ta, çocukların ne hissedeceğinin önemi nasıl acıtıyor içimi. Tam da üstüne can-ımmm diye gelip sarılan Gülsu.... Ah ya anne olunca anlarsın derler de, duymaktan bezersin artık bu cümleyi... Anne olunca anlıyor insan...

  Yahu birde bana soğuk kanlı, duygusuz, katı yürekli yakıştırmaları yaparlar sürekli. Ben duygusuz isem bu içimdeki koca ağırlık neden. Duyduğum bu ızdırap başkasından emanet mi alındı. Ne olur allahım öyle olsun. Şu an hissiz olmaya çok ihtiyacım var.




 




5 yorum:

  1. Okurken gözlerim doldu benimde. Öyle iyi anlıyorum ki. Şurda 2 aya benimde ücretsiz iznim sona eriyor. Çalışmaya başlayacağım günü düşündükçe içim daralıyor :-(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şanslısın ki sürekli annen bakabikecek bebeğine. Her işe başlayacak annenin hisleri aynı sanırım.

      Sil
    2. Şanslısın ki sürekli annen bakabikecek bebeğine. Her işe başlayacak annenin hisleri aynı sanırım.

      Sil
  2. Ah canım ya, okurken içime taş oturdu. İnşallah güvenilir birini bulursun. Ben başlayalı 2 ay olacak. Bugün kızım bakıcısından bana gelmedi. Ona sarıldı, onu tercih etti. Hem kıskandım, hem kahroldum, hem de sevindim, demek ki o sıcaklığı vermiş kuzuma. Ne diyi çalışan anne olmak zor, çalışan 2 çocuk annesi olmak daha da zor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zor ki ne zor... Hafiflemiyor acısı da düsünceside...

      Sil

 
Top